27.02.2014

Zayıflarken Ağır Bedeller Ödemeyin

26 Şubat 2014 Alem Dergisi'nde yayınlanan yazımın tamamı!!!



Gerçekçi bir hedef
Zayıflamaya, değişim ihtiyacı doğduğunda, gerçekçi bir hedef belirlemekle başlanmalı. Gerçekçi hedef; metabolizma, vücut kütlesi, yaş, cinsiyet, hastalık durumları kısacası fizyolojik ve psikolojik yapı ile değerlendirilmeli. Hayal kırıklığı yaşamamak için küçük hedefler belirlemek başarı ve motivasyonu mutlak arttıracaktır. Örneğin 55  yaşında bir kişinin 18 yaş kilosuna inme çabası ve ısrarcılığı yanlış hedeftir. Doğru hedef vücut yağ oranını azaltmaya yönelik beslenme ve davranış düzenlemesi olmalıdır. Beslenme davranışı değişikliği sezonluk değil ömürlük olmalıdır.
Bilinmeyen, denenmeyen ve öğrenilmeyen hiçbir işte nasıl başarılı olamıyorsak doğru beslenmeyi de öğrenmeli, doğru uygulamalar ile kendimize zaman ve şans tanıyarak yol almalıyız.Amaç değişim ise sonucu da pozitif değişim getirmeli ve devamlılığı olmalıdır.


Bedeli ağır olmamalı 
Beslenme bir bilimdir ve ciddiyetle ele alınması gerekir. Besinleri önemsememek, sabırsız olmak, işkence diyetler uygulamak, aç kalmak, bilinçsizce sözümona zayıflama ilacı kullanmak kilo değil sağlık kaybettirir. Bahar ve yaz aylarına doğru ilerlediğimiz bu günlerde; biliyorum ki sonbahar aylarından beri alınan kilolar aciliyet duygusu ile verilmek isteniyor. İşte tam bu noktada yapılması gereken hastalık, sağlık durum tespiti ile uzman kişilerden yardım ve destek almaktır. İki veya üç aya sığdırılmış programlar yerine uzun vadede sağlıklı ve optimum beslenme adına yenilenmeler amaç edinilmeli. Düşük kalorili tek besin diyetleri, kısa sürede çabuk kilo vermeyi vaat ettiğinden cazip gelebilir; ancak kısırdöngü ile savaşmak öncelikle motivasyonu, kendinize olan inancınızı  ve sonra da vücut direncinizi bozacaktır. Bozulan vücut direnci, metabolizma hızında yavaşlamaya sebepdir ki getirisi hızla kilo almaktır. 
Örneğin; beslenme planından karbonhidratı tamamen çıkarmak ,öğlen öğününü atlamak, günlük 500 kalorilik tek besin grubu ile beslenmek tamamen yanlıştır ve bedeli kas, su, mineral, vitamin gibi vücut dengesini sağlayan  yapıların kaybıdır. Sonuç üç yanlış bir doğruyu götürür.


Farketmek ve başarmak
Mucize ne güzel bir kelimedir ancak "mucize diyet veya mucize besin " beslenme sözlüğünde maalesef ki yer almamaktadır. Asıl mucize; beslenme davranışınızdaki yanlışı gerçekten farketmek, bu yanlışı düzeltirken uzman kişilerden destek almak ve hedeflediğiniz sonuca sağlığınız bozulmadan ulaşabilmektir. Neden kilo aldığınızı farkedip ve o nedenleri kalem kalem düzeltmeye çalışırsanız mutlaka başarılı olursunuz. Muhakeme ve muhasebe yapabilmek en büyük yardımcınızdır. Örneğin kahvaltı alışkanlığı olmayan, öğün atlayan ve arada küçük ama kalorisi yüksek yiyecekler seçen bir kişi bu beslenme hatasını bilip değiştirmeye yönelik davranış düzenlemesi yapar ise; hem kilo verir hem de ileride kilosunu koruması kolay olur.Yeter ki farkında olunsun.


Kilo verebilmek adına sakın yapmayın!!!
Beslenme planından ekmeği çıkarmak
Tek besin içeren diyetler yapmak
Günü  bir- iki öğün ile geçiştirmek
Size özel olmayan beslenme planlarını uygulamak
Ödem çözücü ve bağırsak çalıştırıcı ilaçlar kullanmak
Sadece beden ağırlığına odaklanmak
Günde üç öğün tartıya çıkmak
Zayıflatır vaadiyle piyasaya sunulan ilaç ve ürünlere güvenmek

Sakın söylemeyin!!
Pazartesi diyete  başlıyorum ne var ne yok yiyeyim de
En sevdiğim besinleri yemezsem zayıflarım
Bugün beslenme planıma uyamadım battı balık...yarın başlarım artık
Kilolu olmak bana yakışıyor, beni böyle de seviyorlar
Metabolizmam çok yavaş ve dirençli, zor zayıflarım
Ekmeği yemezsem zayıflarım


Kilo verebilmek adına mutlaka yapın!!!
Hedef kiloda giyebileceğiniz kıyafeti görebileceğiniz bir yere asmak
"Denge ve düzen içinde besleniyorum" demek için beslenme günlüğü tutmak 
Her akşam beslenme muhasebesi yapıp haftalık hedefler belirlemek
Daha hareketli bir yaşam tarzı seçmek
Susamayı beklemeden günün tümüne yayarak yudum yudum su içmek 
Fizyolojik açlık ile psikolojik açlık arasındaki farkı farkedebilmek 
Tartı ile değil ayna ile dost olmak
Kilo verme döneminde size destek olan kişilerle paylaşımda bulunmak 
Sağlığınız ve optimum beslenebilmeniz için beslenme uzmanından yardım almak Çünkü; beslenme uzmanının amacı her  ne yaşta olursanız olun, sizlerin yaşam kalitenizi arttırmak için, ihtiyaçlarınız doğrultusunda beslenme modellerini hazırlayıp, uygulanmasını en kolay hale getirmektir. Kişiye özel beslenme programı boyunca hücrelerinizin ihtiyaç duyduğu tüm gereksinimleri karşılamaktır.


Diyet örneklerim 
"Tadını biliyorum" diyeti 
"Saat geç olmuş yarın sabah yerim" diyeti
"Porsiyon büyükmüş paylaşalım mı?" diyeti
"Ana yemek öncesi çorba ve salata" diyeti
"Yiyorum zayıflıyorum" diyeti
"Yasak yok" diyeti 

Alem dergisine çok teşekkür ederim özellikle bu fotoğraflar için 







15.02.2014

Anne Sütünün Kalitesi

I13 Şubat 2014 Önce Vatan gazetesinde çıkan yazımın tamamı

Ve Mart-2014 sayısı Baby&You dergisinde çıkan yazımın tamamı!!



Emzirme döneminde annenin beslenme durumu süt kalitesini fazlasıyla etkilemektedir. Bebeğin psikososyal ve fizyolojik gereksinimlerini ilk 4-6 ay tek başına karşılayan anne sütünün karbonhidrat, protein ve yağ örüntüsü
annenin besin seçimlerinden etkilenmekte, anne sütü salgılanması, kalitesi ve yağ içeriği değişmektedir. 
Annenin aldığı sağlıklı yağlar sütteki yağ asitlerinin düzgün oluşumuna neden olmaktadır. Çünkü sütteki yağ hem memedeki yağ dokularından sentezlenmekte hem de annenin besinlerinden gelmektedir.
Örnek verecek olursak anne zeytinyağı, ceviz, fındık, zeytin gibi sağlıklı yağları aldığında sütündeki, bebeğe yararlı olan çoklu doymamış yağ asit içeriği dengeli olan bir anne sütüne sahip olacaktır. Bu da bebeğin beyin ve organ gelişimi gibi olguları, görme fonksiyonlarını olumlu ölçüde etkileyecektir.
Bebeğin bağışıklık sistemi için gerekli ögeler anne sütünde fazlasıyla vardır ancak annenin kalitesiz beslenmesi maalesef ki bağışıklık faktörlerinin oluşumunu kötü etkiler. Bebeğin büyüme ve gelişmesinde hastalıklara karşı savaşan bağışıklık sistemi ordusu annenin fizyolojik ve psikolojik beslenmesi ile oluşur.


Anne sütündeki kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum gibi mineraller annenin depolarından sağlanmaktadır. Bu nedenle anne sağlığı için mineral yetersizliği olmasın diye beslenmeye dikkat edilmesi gerekir.
Anne sütündeki demir içeriği düşüktür ancak maksimum yararlılığı olan bir mineraldir. O yüzdendir ki annede demir eksikliği olamasın diye çay ve kahve alımına sınırlama getirmek gerekmektedir.
Sütün vitamin oranları annenin aldığı sebze-meyve gruplarından gelen vitaminlere göre değişiklik gösterir. Öyle etkilidir ki annenin hamile kalmadan önceki vitamin depoları bile etkenlik gösterir. Bu ne demek oluyor derseniz hamilelik öncesi beslenme dengesi ileride süt kalitenizi etkiler demektir.
Vejeteryan anneler, güneşten yararlanmayan annelerin sütleri ise D vitamini eksiklikleri yaratabilir ki bu da anne sütünü olumsuz etkiler. Bu yüzden doktora danışarak ekleme suplementler alınması uygun olabilir.
Bebeğini emziren anne günde ortalama 770 ml süt salgılar. Bu değişkenlik gösterebilir bir durumdur. Ancak bir annenin 850 ml süt salgıladığını varsayarsak bu 600 kalori ihtiyaç demektir. Bu nedenle annenin günlük beslenmesine ek olarak ortalama 750 kalori ekleme yapmak gerekir.
İlk 6 ay bebeğini emziren anne kilo verme programına girebilir ancak süt oranı ve kalitesini etkilemeden beslenmesi gerekir. Hatta duruma göre ve besin alımına göre beslenme destek ürünleri de tavsiye edilebilir.


EN DEĞERLİ HEDİYE ANNE SÜTÜDÜR!
Emziren anneler bir yandan kendi sağlığını koruyarak bir yandan da bebeğinin kaliteli sütü için optimum beslenme modelini seçmesi gerekir.
Emzirme sırasında hızlı kilo vermeyi vadeden listelerden uzak durmaları,
Her gün 3 veya daha fazla süt ve süt ürünleri almaya çalışmaları,
Yumurta, havuç, yeşil yapraklı sebzeler, kayısı gibi A vitamini zengini besinleri sık sık yemeleri,
Bol bol sıvı almaları,( toplam sıvı miktarı 3 lt olmalıdır, su, süt, ayran, kefir, az şekerli komposto, kuşburnu, az şekerli limonata, taze meyve suyu, nane, ıhlamur çayları ile sıvı alımı zenginleştirilebilir)
Kafeinli içecekleri (kola, çay, kahve gibi) içmekten sakınmaları, kahveyi 2 fincan ile sınırlamaları,
Alkolden uzak durmaları gerekmektedir.
Egzersizi orta düzeyde tutarak düzenli egzersizler yapılabilir. Ancak ağır egzersiz sonrası sütte artan laktik asit sütün tadını değiştireceği için bebek süt alımını etkilemektedir. Anne egzersiz sonrası duş almalı ve ilk sütü azıcık sağarak  atmalıdır.


NEDEN EMZİRMELİSİNİZ?
Doğum sonrası daha rahat toparlanmak için
Sadece anne sütü ile bebeğini uzun süre emziren annelerin eski kilolarına dönmeleri kolaylaştığı için
Yumurtalık ve göğüs kanseri riski azaldığı için ve elbette bebeğiniz için
Çünkü anne sütü:
Enfeksiyona bağlı hastalık riskini azaltır.
Beslenme avantajları vardır. Mesela anne sütü, bebeğin haftasına ayına göre ideal besin dengesine sahiptir.
Belirli hastalıklara karşı koruyucudur.(diyabet, lenfoma, ülseratif kolit, alerjiler)
Gelişimsel ve psikolojik yönden yararlıdır.
Sosyo ekonomik açıdan yararlıdır ve IQ seviyesini arttırır.





14.02.2014

Sevgililer Günü Kalp ve Kırmızı Günü

Kalpten sevebilmek adına kalbinizi koruyan sağlıklı atıştırmalıklar hazırlamak için; tek malzeme kalp şeklinde kesme kalıbı. İstediğiniz renk sebze ve meyveye şekil verebilirsiniz bununla birlikte sevgililer günü rengi kırmızı olduğu için kırmızı meyveler seçmede yarar var. Kalbinizi koruyan meyveler kırmızıdır. Sevgi dolu mutlu huzurlu günler dilerim. Sevene hergün sevgililer günü olsun...



Muz, yoğurt, çilek ve çok az bitter çikolata rendesi, isterseniz tarçın da olabilir..


Havuç ve bezelye 



Kurabiye kesme kalıbı ile yaratıcı bir fikir..Bayıldım bu fikire, iki ayrı yapı birarada siz ve sevgiliniz gibi..



Elma ille de elma 


Yoğurt sos ile meyveler 


Vee en leziz kırmızı meyveler 














30.12.2013

Yılbaşı Sofrası: Doyumluk Değil Tadımlık!!

Bütün bir yıl boyunca beklediğiniz gün geldi çattı. Yeni umutlar, şans, bereket, sağlık dilekleri, istekler, arzular bir bir kafada planlanan "önümüzdeki yıl" kararları. Her yeni yılı muhteşem bir coşku ve istekle karşılarız. Yılbaşı akşamı için planlar, organizasyonlar yaparız. Şüphesiz en güzelini en iyisini yaşamak isteriz ki, önümüzdeki yeni yıl da aynen hissettiğimiz gibi geçsin. Bol yemekli ve bereketli sofralar için menüler hazırlarız, alışveriş yaparız, yemek tariflerimizi gözden geçiririz, yılbaşı özel akşam yemeğini titizlikle planlarız. 
Eğer bu akşamı rahat geçirmek istiyorsak kendimize yılbaşı akşamından bir hafta önce; ön hazırlık yapmamız gerekir ve tabi ki sonrası bir hafta da dengeleme ve arınma dönemine girmek gerekir. Böylece yeni yıla kilo almadan ve kararınızı emin adımlarla uygulayarak başlamış olursunuz. 
Mevsim meyve ve sebzeleri, sebze suyu ve çorbaları, fırında balık, haşlanmış yumurta, ceviz, fındık, probiyotik yoğurt, kefir, yulaf, yağsız süt, mevsime uygun salata, tam buğday ekmeği, yeşil çay ve su yılbaşı öncesi bedeninizi terbiye edeceğiniz seçimleriniz olmalı. Özellikle bu dönem tuz ve yağ azaltılmalı, şeker ve şekerli gıdalar yenmemelidir. Bu ön hazırlıkta temizlik için günde 2-2,5 lt su içmenizi tavsiye ederim. Hergün 25-30 dakika yürüyüşler ise arınmanıza ve formunuza destek olacaktır.


YILBAŞI GÜNÜ VE AKŞAMI 
Bütün gün aç olmayın, mutlaka hafif yemekler yiyin ki akşama çok yüklenmeyin.
Yılbaşı sofrasında et, ekmek grubu, sebze ve meyve grubu, süt-yoğurt grubu içeren sağlıklı bir menü olmasına özen göstermeliyiz. Herzaman uygulamamız gereken yonca diyeti ilkemiz olmalı.
Yılbaşının özel yemeği hindi yağ bakımında kırmızı ete göre düşüktür. Fırında yapılmış, derisi alınmış hindi etini rahatlıkla yiyebilirsiniz.
Pişirme yöntemimiz ızgara, haşlama veya fırında olmalıdır. Çok ağır kremalı sos içeren, kızartmalardan sakınılmalıdır. 
Lif içeriği yüksek salata ve zeytinyağlı sebzeler mutlaka masamızda olmalıdır.
Meze yemek istiyorsak sebze ezmeleri ve yoğurtlu olan mezeler tercih edilmelidir.
Pilav, makarna, çorba, dolma, ekmek, kestane gibi besinlerin enerji içerikleri yüksektir ve kan şekerinizi yükseltecektir, bu gruptan 1 veya 2 tür seçilmeli eğer mümkünse bulgurlu, kepekli, tam tahıllı türlerinin seçimi daha yararınıza olacaktır. 


Yılbaşı sofrasının özel yemeği kestaneli pilav tercih edilecek ise ekmek yerine tüketilmeli ve 5-6 kaşıkla sınırlandırılmalıdır.
Çok fazla çeşit ve yağlı besin tüketimi mide bulantısı, hazımsızlık, ishal gibi sağlık problemlerine yol açabilir, yağsız, az çeşitte besin tüketilmeye özen gösterilmelidir. Doyumluk değil tadımlık bir tabak hazırlamanız hem gözünüzü doyuracak hem de gaz ve şişkinlik yapmayacaktır.
Hazımsızlık ve şişkinliğin olmaması için yemek yavaş yenmeli ve iyi çiğnenmelidir.
Uzun süre masada olmak daha çok yedirebilir. Doyum sağladıktan sonra masadan uzaklaşmak az kalori almanızı sağlar.
Yemekten hemen sonra yenilen tatlı kan şekerinizi aniden yükseltir. Ara öğün olarak yemeli ve hafif meyve tatlısı, kabak tatlısı tercih edilmelidir. Ki meyve tatlıları çok az şeker ile pişirilmelidir.
Kuruyemişler ise 1 avuç kadar seçilmeli, çok tuzlu ile kavrulmuş olanlar yenmemelidir.


Eğer alkol alacaksanız alkol yüzdesi düşük olan içkileri aşırıya kaçmadan 1-2 kadehle sınırlayarak bol bol su ile almalısınız. Alkol almadan önce yemek yemelisiniz ki; kanınızda hızla emilmesin. Alkolden dolayı vücudunuz su kaybeder tekrar yineliyorum yılbaşı akşamı ve ertesi gün su içiminizi arttırın.
Yatma saatinizden 2-2,5 saat önce atıştırma yapmayın.
Diyabet, kalp, tansiyon, kronik böbrek gibi rahatsızlıkları olanlar diyetlerine 
özen göstermeli menülerini diyetisyenlerine sorarak hazırlamalıdırlar.
Dışarıda yemek yiyecekler için tavsiyem ordövr tabağını silip süpürmek zorunda değilsiniz, az yağlı ve hafif olanları ekmeksiz tercih edin, her arasıcak ya kızarmıştır ya da kremalı sosludur, yarım porsiyon düşünün, ana yemekten ise et grubunuzu salatanızı ve az miktarda pilavınızı yiyebilirsiniz.Aşırı alkol ve sigaralı ortam çok fazla toksin yükleneceksiniz anlamına gelir. Eve gidince tercihiniz bol su ve bol limonlu yeşil çay olsun.


1 Ocak  gününe pişman mı uyandınız? 
Tavsiyelerim 1-2 gün içinde sizi dengeler. Buzdolabındaki bütün sebzeleri karıştırarak güzel bir sebze çorbası hazırlayın, sabahınıza su ile başlayın, yulaf, yoğurt, kefir, sebze ve meyve suları, sebze çorbası, buharda pişmiş sebzeler, ceviz, badem, fındık, salatalar ile gününüzü geçirin, Mümkünse akşamüstü yürüyüşü yapın imkanınız var ise sauna yaparak toksinlerinizden arının. Sauna sonrası ayran ve maden suyu için. Çay ve kahve içmeyin daha çok bitki çayları için.Yılbaşı sonrası arınma haftanızda, akşam yemeği seçiminiz sebze çorbası, salata, yoğurt, tam tahıl ekmeği ve meyve olsun. 
Yeni yılda bütün yapmak istedikleriniz için gücünüz ve sağlığınız iyi olsun. Fit bir yıl dilerim..
Diyetisyen Aykut Büyükekmekci 



16.12.2013

Beyaz Çay Ve Faydaları

Siyah çayı çok seviyoruz, Türk halkı olarak da çok içiyoruz. Bir danışanımda kansızlık problemi olduğunda "azı karar fazlası zarar dediğimde" bana "azı karar fazlası sarar" demişti. Tiryakilik yaptığı kesin. Ya da çayın yanına tiryaki kelimesi yakışıyor gibi. Yeşil çay tiryakileri de var elbette ve ben görünce duyunca çok seviniyorum. İtiraf ediyorum yeşil çayın tadını bir türlü sevemedim. Hep zorladım kendimi, ama olmadı olamadı...Allahtan siyah çayı çok içmem içsem de limonlu ve açık severim. Laf aramızda kahve tiryakisiyim ben. Geçen sene beyaz çay ile tanıştım ve tadına bayıldım özellikle portakal çiçekli olana. Beyaz çay, çay bitkisinin genç tepe tomurcuğunun birinci yaprağından elde edilen bir çaydır. Gümüşi bir rengi vardır. MS. 600 yıllarında zerafetin incisi olarak adlandırılmış nerede tabi ki Çin'de. Demleme şekli ise yeşil çay gibi 2-4 dakika. 
Çayımızın rengi gittikçe açılıyor farkında mısınız? siyah, yeşil ve şimdi beyaz...


Antioksidanların kralı olan kateşinler içerdiği içindir ki beyaz çay, özellikle bu mevsimde fincanlarınızda olsun derim.
Yüksek miktarda kateşin özellikle de EGCG (epigallokateşingallat) içeren beyaz çay bu bileşen ve diğer önemli bileşenleri sebebiyle insan sağlığına yararlarını şu şekilde anlatabilirim çünkü bu konu üzerinde dünya çapında pek çok araştırma ve deney yapılmıştır;


Kanser etmez: Beyaz çay, kanser yapan hücrelere ve kolon, prostat, mide kanseri gibi birçok farklı kanser çeşidine karşı koryuculuğa sahiptir. Antioksidanların bir grubu olan flavonoidler, kanser hücrelerinin büyümesini engeller ve yenilerinin oluşmasını önler. 
                           
Yüksek kan basıncına karşı: Beyaz çay kanı sulandırır, atardamar etkinliğini düzenler, yüksek tansiyonda kan basıncını düşürür ve sağlıklı kan damarlarının oluşumuna destek olduğu için felç tahribatlarını en aza indirir.
 
Kötü kolesterolü düşürür iyi kolesterolü yükseltir: Bu da damar sertleşmesinin ve damar tıkanıklığının önlenmesine yardımcı olur, buna bağlı kalp krizini de engellemiş olur. Beyaz çay kalp dostudur.Günde 2 fincan beyaz çay içmelisiniz.
 
Bakteri ve virüslere karşı korur : Beyaz çayda bol miktarda bulunan antioksidanlar, yaygın hastalıklara karşı koruma sağlayarak tüm bağışıklık sistemini güçlendirir. Genel soğuk algınlığı ve gribe karşı korunmaya yardımcı olur, çünkü bakteri ve virüslerin doğal yok edicisidir.


Kemikleri güçlendirir: Araltırmalarda düzenli beyaz çay içenlerin kemik mineral yoğunluğu daha fazla bulunmuştur. Beyaz çay ayrıca romatizmal hastalarda ve osteoporoz hastalarında  faydalı etkilere sahiptir.
 
Diş ve diş etlerini güçlendirir: Beyaz çay, az miktarda florid içerdiği içindir ki daha güçlü diş ve diş etleri olur. Dişlerde plak, dişin çürümesi ve kötü ağız ve nefes kokusuna sebep olan bakterileri de öldürür. Demlenen beyaz çayı soğutup arada sırada ağız çalkalama suyu olarak da kullanabilirsiniz.
 
Diri bir cilt: Antioksidan ne yapar; serbest radikallere savaş açar işte aynı mantıkla beyaz çay cildimize etki eden dış etkenlere karşı cilt koruyucudur.
 
Ayrıca beyaz çayın kan şekerini düşürücü etkisi vardır. Stresi azaltır, enerji sağlar, metabolizmayı hızlandırır ve dolayısıyla kilo verme döneminde yağ yakımına dolaylı yoldan destek olur. İşte bu kısmı beni mutlu ediyor hergün olmasa bile haftada 3 gün 1-2 fincan içiyorum ve kendimi enerjik hissediyorum. 



Diyet Kek Tarifim Var!!!

İşte tam da bu havalarda canımız sıcak birşeyler içmek ister ya, haliyle çay kahve yanına da hafif bir kek çok iyi gider. Aşırıya kaçmadan sıcak kahvenizin yanına kalorisi düşük keki tercih edebilirsiniz. 1 ince dilim yediğiniz takdirde günlük listenizden 1 dilim ekmek ve 1 adet meyveyi çıkarmanız yeterli olacaktır. İşte havuçlu diyet kek tarifi. Afiyet olsun..

Malzemeler:
2 havuç rendesi
yarım çay bardağı yağsız süt
yarım çay bardağı ince çekilmiş ceviz
yarım çay bardağı ince çekilmiş fındık (un gibi olacak)
1 tatlı kaşığı toz tarçın
1 tatlı kaşığı vanilin
1 yemek kaşığı kabartma tozu
1 yumurta
1 çay bardağı tambuğday ve kepekli un karışımı 
1,5 yemek kaşığı toz tatlandırıcı (tavsiyem stevyadır)


Nasıl Yapalım?
Tatlandırıcı ve yumurtayı beyazlaşana kadar çırpın, yavaş yavaş sütü ekleyip çırpmaya devam edin. Daha sonra içine un, fındık, tarçın, kabartma tozu ve vanilini ekleyin, pürüzsüz bir kıvama gelene kadar çırpın. Daha sonra ceviz ve rendelenmiş havucu ekleyin.
Kek kalıbını çok az yağlayıp diyet kek hamurunu dökün. 180 derece fırında 25 dakika pişirin. 

Not: Neden kalorisini paylaşmadın diyenler olacaktır! Evet kalorileri sevmeyen bir diyetisyenim ben, çünkü aslolan alınan besin grubudur.
Demem o ki "Ne ile yaptıysan o besini onu çıkar listenden diyeti" uygulanması en kolay diyettir.