çocuk beslenmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk beslenmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22.04.2015

23 Nisan Kutlu Olsun

Sağlıklı beslenen çocuklar sağlıklı bir gelecek demek.
Sağlıklı bir gelecek ise daha güzel bir dünya demek.
Çocuklarımızın hem başarılı, hem sosyal, hem de aktif olabilmeleri için;
Mutlaka kahvaltı
Mutlaka yoğurt 
Mutlaka balık 
Mutlaka sebze-meyve ye ve görsünler yediğini onlar da yesinler!!!!
Örnek olalım doğru, dengeli, zamanında beslenme davranışımızla.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun...


14.04.2014

Bıldırcın Yumurtası Gerçekleri

Annelik Sanatı Dergisinde çıkan yazımın tamamı!!!

Bıldırcın yumurtası gerçekten sanıldığı kadar faydalı mı? 

Bıldırcın yumurtası hayvansal protein ihtiyacını karşılamak amacıyla kullanılır. Hayvansal kaynaklı proteinin başında kümes hayvanları yumurtası gelmektedir. Dolayısıyla tavuk yumurtası gibi bıldırcın yumurtasının da net protein kullanım (NPU) yüzdesi yüksek olduğu için tercih sebebidir. Bununla birlikte diğer yumurtalardan daha fazla, protein yapı taşı olan aminoasit içerir. Lezzet arttırmak amacıyla; farklı yiyeceklerle birlikte, mezede veya omlette yetişkin( özellikle sporcu) ve çocuk beslenmesinde yerini almaktadır.
Benekli bir görünüme sahip olan bıldırcın yumurtası ortalama 9-12 gramdır. Tavuk yumurtasına göre 5 kat fazla fosfor, 8 kat fazla demir, 6 kat fazla B1, 15 kat fazla B2 vitamini, 9 kat fazla protein içermektedir.


Anneler arasında sıkça yararları konuşulan bıldırcın yumurtası çocuklar için gerçekten faydalı mı? 

Bıldırcın yumurtasının hastalıklara iyi gelmesiyle alakalı, bilimsel ortamlarda çalışılmış deneysel veriler yoktur. Ancak "çocuğuma bıldırcın yumurtası yedirebilir miyim? " diye soran annelere bıldırcın yumurtasını tavsiye ediyorum. Sonuçta, bıldırcın yumurtası, çocukların zihinsel ve bedensel gelişimine yardımcı olan protein-aminoasit deposudur. Ülkemizin gelişmiş ülkelere nazaran, protein alımı yetersiz olduğundan protein açığını kapatabilecektir. Özellikle çocukların bağışıklık sistemini güçlendirir. Üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocukların, bıldırcın yumurtası yedikten sonra hastalıklardan kısa sürede kurtulduğu gözlemlenmektedir. Bağışıklık sistemi üzerinde etkisi kadar kansızlık durumunda, iştah artırmada, ameliyat sonrası kolay iyileşmede etkilidir. Çocukların hastalık ve ateş durumlarında protein ihtiyacı arttığı için bıldırcın yumurtası elbette yenilebilir. 


Nasıl ve ne kadar tüketilmeli? Nelere dikkat edilmeli?

Yumurta akında Avidin adı verilen bir madde vardır. Bu madde Biotin (B grubu vitamini) ile birleşerek, Biotin- Avidin kompleksi meydana gelir. Oluşmuş olan bu madde bağırsak duvarından emilemez. Dolayısıyla Biotin eksikliği olur. Avidin ısıya dayanıklı değildir; bu nedenle pişmiş yumurta akı aynı olumsuz etkiyi göstermez. Akının tam pişmesi gerekir. Ayrıca yumurta kabuğu geçirgen olduğu için Salmonella bulaşma riski vardır. Bıldırcın yumurtasının çocuklar tarafından en doğru yeme biçimi, rafadan tarzdır. Çünkü vücudun proteinleri en kolay ve etkili şekilde almasını sağlar, hem Biotin eksikliği, hem de mikroorganizma bulaş riski olmaz.
Bebeklerde en az 1-2 yaşına kadar bıldırcın yumurtası sakıncalıdır. Birincisi böbrekleri yorar. Çünkü bebeklerin böbrekleri ve sindirim sistemleri yetişkinler gibi çalışmamaktadır.
Diğer nedeni ise; tavuk yumurtasından daha fazla allerjen etki olabilir. Ve bebeğinizin savunma mekanizması henüz yeterince gelişmemiştir.

SONUÇ: 2 yaş üstü çocuklar 1 tavuk yumurtasına eşdeğer 2 bıldırcın yumurtası yiyebilir, sadece sarısı bal ve süt ile karıştırılıp içirilebilir. Kesinlikle tamamen çiğ olarak verilmemelidir.



25.11.2013

Çocuklara Önerilerim Var!!!

24 Kasım 2013 Bugün gazetesinde çıkan yazımın geniş halidir...

Ve de Pharma Turkey dergisi Mart-Nisan 2014 sayısında



Özellikle kış mevsiminde 2-7 yaş arasındaki çocukların dengeli beslenmelerine daha da dikkat etmek gerekiyor. Besleyici, dengeli, daha sıcak ve enerji veren bir nevi ısıtan yiyecekler seçilmeli ve çocukların beslenme alışkanlığı bu yönde değiştirilmelidir.
Tartışılmaz bir gerçektir ki her yaş dönemi  için dengeli beslenmenin püf noktası,vücudumuz için gerekli olan; protein, karbonhidrat, yağ, mineral ve vitaminlerin öğün örüntülerinde yeterli düzeyde almaktır. Özellikle dengeli beslenme alışkanlıklarının kazanılma yaşı olan 2-7 yaş arasında bu öğeler daha da önem kazanmaktadır. Aksi takdirde çocuk; enfeksiyon, mide, böbrek, kalp, karaciğer rahatsızlıkları gibi birçok kronik hastalıklarla maalesef ki savaşmak zorunda kalabiliyor. Bağışıklık sistemi açısından özellikle kış aylarında çocukların beslenmelerine ayrı bir itina göstermek gerekmektedir.
Okul çağındaki çocuklar için de özellikle bağışıklık sistemini güçlendiren beslenme modeline dikkat etmek gerekir. Özellikle kış mevsiminde artış gösteren gribal enfeksiyonlar okul çağında daha da etkili olmaktadır.



Mutlaka kahvaltı!
Günün en önemli öğünü olan kahvaltı uzun gece açlığından sonra, tükenen enerjinin tekrar alınabilmesi için gereklidir. Kahvaltısını yapmayan çocuk hem zihinsel hem fiziksel performans açısından zayıf kalacak, bağışıklık sistemi zayıflayacak, hastalıklara kapısı açık olacaktır. Bu yüzdendir ki protein içeriği açısından süt, yumurta, peynir gibi besinleri kahvaltı öğününde bulundurmak gerekir. Kahvaltı yapmayan çocuk ara öğünde maalesef ki bol şekerli yiyecekler seçebilmekte bu da diş çürümelerini arttırmaktadır. Kan şekerini ani yükselten yiyecek seçildiğinde çocukta tekrar şeker tüketimi artacaktır. Bu kısır döngü sağlık problemlerine yol açabilmektedir. Çocuğun direnç gösterdiği besin var ise bu besini sevdirebilmek için standart tarifler yerine farklı tarifler uygulayın. Örneğin yumurta istemeyen çocuğunuza krep yapabilir peynir ile zenginleştirebilirsiniz. Özellikle kış aylarında bu tarz sıcak sunumlu kahvaltılar hazırlayabilirsiniz. Yumurta en kaliteli protein kaynağıdır ki çocukların haftada 4-5 gün yemeleri önerilir. Kalsiyumun iyi kaynağı olan peynir ise yadsınamaz. İster tost olarak ister omletin içinde ister sürülebilir peynir kıvamında çocuklarınıza  peynir yedirmelisiniz.
Şekerli yiyecekleri yemeyi seven çocuklara (kakaolu fındık kreması, reçel, bal vs.)yanında mutlaka süt veya yoğurt vermelisiniz. Kış döneminde pekmez tüketimi çocuğun vücut direnci için çok faydalıdır. Ancak sütteki kalsiyum pekmezde bulunan demirin emilimini engelleyeceği için pekmez peynir ve süt ile beraber verilmemelidir. Gece yatmadan önce C vitamini içeren bir meyve ile beraber verilen pekmez yararlılığı daha fazla olacaktır. Özellikle Aralık, Ocak, Şubat aylarında tahin-pekmez karışımını da kakaolu kremalar yerine enerji verici olarak verebilirsiniz.

 


Mutlaka yoğurt!
Elbette sütün faydası tartışılmaz bir gerçektir fakat yoğurt ise çocukların olmazsa olmazıdır.Yoğurt yapımında kullanılan bakteriler en güzel bağışıklık sistemi koruyucusu olacaktır. Yoğurt ve/veya ayran çocuğunuzu kış döneminde hastalıklardan koruyacaktır.Ayrıca probiyotik özelliğinden dolayı bağışıklık güçlendirici kefir de bu yaştaki çocuklara günde 1 çay bardağı kadar verilmelidir.

Mutlaka sebze-meyve!
Antioksidan vitamin (A,C,E Vitaminleri)  içeriği açısından, posa açısından, mineraller açısından zengin sebze ve meyvelerin yararı saymakla bitmez. Özellikle bu mevsimde bulunan kök sebzeler kış beslenmesi açısından çok önemlidir. Çocuklar için önemli olan A Vitaminini çocuğunuza havuç yedirerek sağlayabilirsiniz. C vitamininden zengin meyve veya meyve suyunu günde 1 bardak, koyu yeşil yapraklı sebzeleri günde 1 porsiyon, diğer meyvelerden ve sebzelerden ise günde 2-3 porsiyon vermelisiniz. Çocuğunuzun sevdiği yemeklere sebzeler ekleyebilir, çorbalarını sebze ile yapabilir, siz mutfakta yemek yaparken yenilebilir çiğ sebzeleri eline verebilirsiniz. Örneğin kereviz yemeyen çocuğunuza rendelenmiş kereviz, ceviz ve yoğurtla kerevizi sevdirebilirsiniz. Sebzelerde mutlaka az da olsa yağ olsun böylece yağda eriyen vitaminin biyoyararlılığı artacaktır. Anneler; özelikle bu mevsimde öğünlerde yeşil yapraklı sebzeler bulunsun, yeşil salata olmadan masaya oturmayın ki çocuklarınız da sizi örnek alsın.”Zorlamayın örnek olun”. Sebzeye aşırı direnç gösteren çocuğun meyve porsiyonları arttırılmalıdır.



Mutlaka balık!
“Balık yersen gözlerin balığın gözleri gibi parlar” diyorum sevimli çocuklara, özellikle de bu mevsim tam da zamanı, mümkünse haftada 2-3 defa yesinler. Bunun yanı sıra omega-3 açısından zengin balık ve diğer omega-3 içeren besinleri de (ceviz,keten tohumu,semizotu vs..)yemesine özen gösterin.


Okula giden çocuklar
Okula giden çocukların bir öğünü okulda geçtiği için denetlemek güçtür. Dolayısıyla anneye kalan öğün, sabah kahvaltısı, ikindi kahvaltısı ve akşam yemeği. Bu öğünlerde çocukları daha sağlıklı, kaliteli ve dengeli beslemek mümkündür. Çocuk  ıvır-zıvır yiyeceklerden vazgeçirilmeli ve fast-food çocukların her zaman ana öğünü olmamalı, ön planda tutulmamalıdır. Gazlı içecekler, çay, kahve, kızartma vs. tüketimi kesinlikle yasaklanmalı.

Demir eksikliği olmasın!
Bu çağdaki  çocuklar büyüme çağında olduklarından, demir depolarının dolu olması gerekir. Bunu sağlayan en birincil besin kırmızı ettir (günde 2 -3 porsiyon). Çocuklardaki demir eksikliğinin en büyük nedeni, kırmızı et tüketiminin yetersiz olmasıdır. Demir eksikliği çocukların ileride algılamalarını düşürür, uyumsuz olmalarına sebep olur. Yukarıda da sözü geçen pekmez demir içeriği açısından çocuklar için oldukça iyi bir kaynaktır. Çocuğunuza üzüm, keçiboynuzu,dut pekmezi gibi besinleri verebilirsiniz. Yetişkinlerden görüp çay ve kahve içmeye özenen çocuklara suyun içine pekmez karıştırarak çay, kahve hatta asitli içecek görüntüsü yaratıp içirebilirsiniz. Çünkü çay ve kahvedeki tanen ve kafein çocuğun kansızlık yaşamasına neden olacaktır. Özellikle kurubaklagiller de demir açısından iyi bir kaynaktır, hele bir de kış dönemi bu besinler daha da sık yenilmelidir.



Ayrıca tamamen süte dayalı bir beslenme örüntüsü, tek başına yeterli olmayacaktır. Zaten tek besine dayalı bir beslenme, çocuklarda kabul edilemez. Örneğin günde 600 ml’den fazla süt tüketilmesi, kansızlığa zemin hazırlar. Ara öğünlerde ise  çocuklara  kestane, kuru kayısı, kuru erik, badem, fındık, fıstık, yaban mersini, kuru üzüm gibi kuru yemişleri karıştırıp vermek çok iyi  bir çözümdür.Kuruyemişler çocuğa kış döneminde sağlıklı bir direnç ve güç verecektir, kabızlık problemi olmayacaktır.Sağlıklı bir kış mevsimi geçirmeniz dileği ile dirençli günler..