14.03.2013

Kuşkonmaz Mevsimi

Eski Yunan ve Romalılar'dan beri çok sevilen ve çok değerli bir sebzedir kuşkonmaz. A, B1, B2 ve C vitaminlerinin yanısıra protein, şeker ve çeşitli mineralleri de içeren zengin bir sebzedir. Daha çok çorbası yapılır ya da garnitür ve salata olarak yenir.Türüne göre farklı kuşkonmazlar bulunur. Bunlardan en çok tüketileni yeşil kuşkonmazdır lakin bembeyaz ve etli olanları da makbuldür. Beyaz ve açık krem renkli kuşkonmaz, bir türlü toprağı delip güneşe ulaşamadığı için bu rengi almıştır. Bahar aylarında mutfaklarda yeralır. En çok Fransa, İtalya Çin ve Amerika'da yetiştirilmekte. Türkiye'de ise üretim hızla artıyor, özellikle Silivri'de kuşkonmaz bağları bunun en güzel örneğidir.
Tavsiyem ızgara et veya somon yanında buharda pişmiş veya ızgara edilmiş kuşkonmazı garnitür olarak yemeniz. Ayrıca sirke veya limon ve zeytinyağı bu sebzeye çok yakışmakta.
Neden kuşkonmazı anlatmak istedim; beslenmede çeşitlilik öneminden dolayı. Herzaman alışık olduğumuz sebzeler var ve belki de sık sık tüketiyoruz, tavsiyem arada sırada farklı sebzelere de mutfağımızda yer vermeniz. Mesela kuşkonmazlı çorbayı deneyin;

Yarım kilo kuşkonmaz
2 adet patates
1 kuru soğan
3 su bardağı domates suyu
3 çorba kaşığı zeytinyağı
1 çorba kaşığı krema
Yarım limon suyu
Dereotu, karabiber, tuz

Soğan, patates ve kuşkonmazları irice doğrayın domates suyu ile 20-25 dakika pişirin, ılımasını bekleyip blender'da ezin ve ince delikli bir süzgeçten geçirin. Yağ, krema ve limon suyunu, başka bir tencereye aldığınız çorbaya yavaş yavaş ekleyin ve karıştırın. Dereotu ve karabiber ekleyip sıcak servis yapabilirsiniz.Besleyici ve sağlıklı çorbanız size ve bahar yorgunluğunuza iyi gelecektir...








12.03.2013

Yağ yakımını hızlandırmak mümkün mü?

Bazı yiyecekler metabolizmayı hızlandırırken yağ yakımını da dolaylı yollardan tetiklemektedir. Kilo vermek bazı kişiler için gerçekten zor olabilmekte bu sebeple beslenmelerine UYGUN miktarlarda belirli yiyecekleri ekleyerek bunu hızlandırmak mümkün olmakta. Lütfen unutmayalım aşağıda sayılanların direkt yağ yakımına etkisi yoktur sadece DESTEKLEMEKTEDİR!!!
Ayrıca belirttiğim miktarlar ortalama değerlerdir...

Süt ve süt ürünleri
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki günde 1000-1300mg kalsiyum tüketimi kilo kaybını 2 kat daha fazla artırmaktadır. Kalsiyumun yağ hücrelerini hacmen azaltıcı etkisi olduğu araştırmalarca desteklenmekte. Yoğurt, süt ve peynirleri tercih edin.Kahvaltıda peynir ve her öğünde yoğurt ve belki de kalori alımına göre ara öğünde süt uygundur.

Yağsız et grupları
Protein sindirimi daha geç tamamlandığından zayıflama diyetlerinde yağsız et tüketimi kalori yakımını %5 daha fazla artıracaktır. Ayrıca proteinler yağ ve karbonhidratlara göre daha fazla tokluk hissini artırmakta. Derisi alınmış tavuk, hindi, balık, dana eti kızartılmadan haşlama veya ızgara tercih edilebilir.Günde 1 öğün et grubu uygundur.

Tam buğday ve yulaf
Yüksek oranda lif içermesi ve düşük glisemik indekse sahip olması nedeniyle beyaz unlu mamuller yerine tam buğday unuyla yapılmış ürünleri tüketmek sizi daha fazla tok hissettirecektir. Böylelikle kan şekerinizi daha dengeli olacak ve kendinizi daha tok hissedeceksiniz.

Turunçgiller, ahududu, böğürtlen ve yabanmersini
Bu meyveler özellikle C vitamininden ve flavonoidlerden zengindir.Flavonlar ise metabolizmayı ve yağ yakımını hızlandırmaktadır. Özellikle spor öncesi tüketilen C vitamininden zengin meyveler yağ yakımını artırmaktadır.

Yeşil çay
En fazla yeşil çayda bulunan kateşin adlı antioksidan maddenin kilo kaybını hızlandırdığı ve özellikle karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı, metabolizmayı hızlandırdığı araştırmalarca desteklenmekte. Günde 2-3 fincan yeşil çayı mümkünse limonlu içmeye çalışın.

Kurubaklagiller
Kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek, soya fasulyesi, bakla, barbunya bitkisel protein içeren ve demirden zengin besinlerdir. Protein olarak etle kıyaslandığında yağ miktarı daha az ve kan şekerini yükseltme etkisi daha düşüktür. Kolin denilen bir enzim içermektedir ki karaciğerde yağ yakımı için önemlidir.

Balıklar, fındık, badem, ceviz ve keten tohumu
Yağlı balıklar ve yağlı tohumlar yağ yakımını hızlandıran esansiyel yağ asitlerinden zengindir. Her gün tüketilen 10-15 adet fındık, badem, ceviz, 1 yemek kaşığı kadar salata, çorba, yemek veya yoğurdunuza katabileceğiniz keten tohumu ve haftada en az 1- 2 kez tüketilen balık sağlıklı bir zayıflama programı ile beraber kilo kaybını hızlandırmaktadır. Balığın özellikle kadınlarda leptin seviyesini dengelediği de bilinmektedir. Leptin, iştahı baskılayan, insulin salınımını etkileyen bir hormondur.

Acı biber
Acı biber içerisinde bulunan kapsaisin adlı madde metabolizmayı hızlandırmaktadır. Günlük aynı kaloriyi alıp ama yemeklerine acı biber ilave edenlerin etmeyenlere göre daha hızlı yağ yakımı araştırmalarla desteklenmekte ve ayrıca acı biber bazı durumlarda peklik problemlerine de iyi gelmektedir

Zencefil ve sarımsak
Zencefil ve sarımsak vücutta vazodilatör olarak etki gösterir yani damarları genişletip vücut ısısını artırmaktadır. Böylelikle metabolizmayı hızlandırabilmekte

Su
Ve en önemli metabolizma çalıştırıcı SU' dur. Sindirim, dolaşım ve boşaltım sisteminizi düzgün çalıştıracak olan anahtar günde 2-2,5 LT veya 2,5-3 LT olmalıdır.

Aktivite
İyi bir kas sistemi de metabolizmanızın çalışmasını ve yağ yakımınızı hızlandıracaktır. Ne zaman ki siz kaslarınızı doğru çalıştırırsanız bilin ki daha rahat kilo vereceksiniz. Tavsiyem haftada 150-200 dakika arası yürüyüştür.

9.03.2013

Sebze Mevsimi

Kış mevsiminde tezgahta duran yaz sebzelerini görmüşsünüzdür. Özellikle süpermarketlerde çok sık rastlarsınız. Semt pazarlarında nispeten daha mevsimsel sebzeler vardır lakin organik pazarlar bu konuda daha hassastır.
Süpermarketlerde gördüğüm şu ki patlıcan, kabak, domates, biber, salatalık tezgahları bol bol fakat karnabahar, turp, ıspanak, pırasa, brokoli gibi kış sebzeleri tezgahları az.
Hep tavsiye ettiğim sebzelerin mevsiminde tüketilmesi veya mümkünse organik pazardan alınması.
Şu ara sofranızdan karnabahar ve brokoliyi eksik etmeyin çünkü mevsimi geçmesine az kaldı.. Yeşil ağaçcıkları andıran brokoli kanser savaşçısı beta karoteni bol içerir, kalp hastalıkları, katarakt ve kemik erimesine karşı da koruyucudur.
Bu köşe yaz köşesi şu köşe kış köşesi ortada su şişesi..

Demem o ki; günümüzde mevsimler karıştı ama siz yine de mevsim besinlerini kaçırmayın.



7.03.2013

Turuncu Çorba

Balkabağı ile illa tatlı yapılacak değil ya, çorbası da olur. Balkabağı lifi bol bir meyvedir. Potasyum, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir gibi madensel ögeler içerir. Mevsimi geçmeden yapalım içelim diye tarifim var, hem içeriği açısından, hem de bünyemize faydası açısından tavsiye olunur. Şimdiden afiyet olsun...Bu çorbaya karabiber de çok yakışıyor..


Yarım kilo Balkabağı
2 adet Havuç
1 adet Kereviz
1 adet küçük Patates
1 adet kuru soğan
2 yemek kaşığı bulgur
2 yemek kaşığı zeytinyağı
Az tuz
Üzerine sos için:
1 yemek kaşığı zeytinyağı
Kırmızı pul biber

Kabuğu soyulup doğranmış kabakları geniş bir tencereye alıyoruz.Kabuğu soyulmuş ve küp küp doğranmış havuç, kereviz, patates, kuru soğanları ve bulguru da ekliyoruz.Üzerini geçecek kadar su ilave edip pişirmeye başlıyoruz.Piştikten sonra blender yardımıyla güzelce eziyoruz.Sürekli karıştırarak kaynatıp pişiriyoruz.
1 yemek kaşığı zeytinyağa pul biberi hafif sos yapıp üzerine döküyoruz.


5.03.2013

Beslenme Günlüğümüz

Türkiye Obezite Araştırma Derneği tarafından yapılan " Türkiye'de beslenme alışkanlıkları ve fiziksel hareketlilik düzeyi saptama araştırması" sonuçlarını anlatmak istiyorum...
12 şehirde, 15 yaş üstü, 1563 kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre, günde 4 saat 37 dakika TV ve bilgisayar karşısında geçiyormuş...
10 kişiden 7'si fırsat ve zaman bulamadığı için düzenli egzersiz yapamıyormuş...
Yemek öğünleri düzenli olmadığı gibi, kalori hesabı, besin değişim hesabı da yapılmıyormuş...
Düzenli kahvaltı yapmayanlar her 100 kişiden 32
Düzenli öğle yemeği yemeyenler 100 kişiden 37
Düzenli olarak günde 5 öğün tüketenlerin oranı ise her 100 kişiden 4 kişi
Ekmek ve çorba en sık yenilirken, haftada en az 6 öğünde mutlaka ekmek varmış hem de beyaz ekmek...
Ara öğünlerde ise en fazla tost ve simit gibi pratik tüketimler var...
Yetişkinlerde fast-food tüketimi sıklığı düşük lakin yaş küçüldükçe abur-cubur tüketimi artmakta...
Yetişkinlerde yüksek kalorili gıda tüketim sıklığı da düşük bulunmuş, bu demek oluyor ki yetişkinler geleneksel besleniyor ve hareket etmiyor..
Obezite çoçukluk çağında gitgide artıyor ve yetişkinlikte sağlık problemlerine kapı açıyor...

Görüldüğü gibi en önemli düzenleme beslenme ve beslenme eğitimlerinden geçiyor.. Tavsiyem herkesin beslenme günlüğü tutması en azından 1 hafta.. Neden mi? farkında olmanız için!!! Farkında olup önlem almanız için..
Beslenme günlüğünüze "sağlık günlüğüm" diyebilirsiniz yediklerinizi, içtiğiniz su miktarını ve hatta aktivitelerinizi de yazabilirsiniz. İnanın problem var ise bu şekilde daha kolay ortaya çıkacaktır...

2.03.2013

Zeytinyağlı Yiyelim Aman

Sebzelerde yağda eriyen vitaminler olduğu için yağ ile yemek gerekir. Özellikle yeşil yapraklı sebzelere ve kırmızı, mor, turuncu sebzelere sızma zeytinyağı eklemelisiniz..Çok sevdiğim sebze yemeklerinden arada sırada tarif vermek istiyorum umarım beğenirsiniz...

4-5 adet Pırasa
1 adet Kereviz(sapı ile)
1 Havuç
1 Çay bardağı nohut(haşlanmış)
6-7 arpacık soğan
1 Kaşık Bulgur
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı kuru nane
Yarım limon suyu
4 Kaşık Zeytinyağı
Yarım çay bardağı su

Pırasayı verev, havucu yuvarlak olarak kesin, kerevizi 12-13 parçaya bölün, arpacık soğanları ve havucu az suda yumuşatın, üzerine yıkayıp, doğradığınız sebzeleri tuzunu, yarım limon suyunu koyun. Bulguru ve suyu ekleyip kısık ateşte yumuşayana kadar pişirin. Ocağı kapatmanıza yakın nohutu, kereviz saplarını ve zeytinyağını ilave edin.Soğuyana kadar kapağını açmayın.Soğuduktan sonra kuru nane ekleyerek ve limon sıkarak afiyetle yiyebilirsiniz...




1.03.2013

Çikolatalı Gofret Gibi

Rivayet bu ya Lokman Hekim günlerden bir gün, Anadolu'dan Akdeniz'e doğru, insanların hastalıklarıyla ilgilenmek için yola çıkar. Toros dağlarından geçerek Akdeniz'e doğru ilerlerken limon ve turunç ağaçlarını görür ve der ki: "bu bölgede yaşayan insanlar çok sağlıklıdır" ve yoluna devam ederken karşısına keçiboynuzu ağaçları (makileri) çıkar ve yola devam etmez, geri döner der ki: "buranın insanlarının bana ihtiyacı olmaz".

Bugün size keçiboynuzundan bahsetmek istedim çünkü çocukluğumdan beri çok severim. Ayrıca bir danışanım ilk kez yemiş ve çikolatalı gofrete benzettiğini söyledi..Yıllar önce Konya'da olmazdı ama yaz tatillerimi geçirdiğim Anamur/Bozyazı'da bolca bulunurdu ve ben keçiboynuzu kemirmeye bayılırdım ve hala da bayılırım. Şimdi şimdi değeri daha çok anlaşılan keçiboynuzu aslında hayvan yemi olarak da kullanılırmış. (İstanbul'da aktarlarda, kuruyemişcilerde bulunca çok sevinmiştim.)
Büyük yassı bir baklayı andıran kahverengi görünümü bazılarına garip gelse de, içinde ne cevherler var. Dış görüntüsüne göre yargılamayın içinde bal var bal...Tabi ki çok değil ama o minik tada ulaşmaya değer. Sallayınca çıkardığı ses otantik bir ritm saz gibidir, içinden kaç çekirdek çıkacak oyunu da çocuklar için.

Yine bir rivayete göre; iki dirhem bir çekirdek'deki çekirdek keçiboynuzu çekirdeği imiş. Ağırlığı değişmeyen tek tohum buymuş ve bu yüzden yüzyıllardır özel tartımlarda ağırlık ölçüsü olarak kullanılmış. 16 tanesi bir dirhem edermiş. Satıcı iki dirhemlik (32 çekirdek) bir şey satarken ikramda bulunup 1 çekirdek fazla tartarsa bu, malı alanın itibarlı olduğunu gösterirmiş.
Yolunuz Antalya ve Mersin sahil yollarına düşerse mutlaka alın ve tadına bakın derim.Çünkü yolculuk sırasında başka abur-cubur yemenizi engeller...

Harnup diye de adlandırılan keçiboynuzu düşük molekül yapılı karbonhidrat içerir, yağ yüzde bir iken, kolesterol içermez, kafein yoktur, kalsiyum, fosfor, çinko, A, B ve E vitaminleri zenginidir.
Şeker kamışından daha çok şeker içerir, meyvenin neredeyse yarısı şekerdir. Ama lif oranı yüksek (lignin ve pektin), kalorisi düşüktür. Pekmezi bağışıklık sisteminize iyi gelir özellikle kış sabahları 1 tatlı kaşığı tavsiyemdir...
Doğal şeker ve düşük kalorisi nedeniyle iştahınızı dengeler, araöğünlerinizde, gün içinde mutfakta tırım tırım aramalarınızda keçiboynuzu kemirmek tavsiyemdir, hem çiğnemesi zaman alıyor, hem de bağırsaklar düzenleniyor. Kakao yerine kullanılan toz formu da satılmakta, hamurişlerinde, ekmekte kullanılan un hali de...

Demem o ki canınız tatlı çektiğinde keçiboynuzu denemenizde yarar var...